Aşıklı, günümüzden 10 bin yıl önceleri, yeni bir yaşam biçimini seçen bir topluluğun hikayesini araştıran projedir. 20 yılı aşkındır sürmekte olan Aşıklı Höyük Kazı ve Araştırma Projesi, geçmişlerinde gruplar halinde, avlanarak toplayarak belli zamanlarda göçerek yaşayan toplulukların uzun süreli ve kalıcı yerleşme kurma kararı almalarıyla başlayan süreci inceler. Araştırma soruları, bu ‘geçiş topluluğu’nun niçin böyle bir karar aldığı, yeni yaşam biçimini nasıl oluşturduğu, kalabalık gruplar halinde yeni kurulan düzeni bin yıl boyunca sürdürmeyi nasıl başardıkları, ne gibi sosyal, ekonomik, teknolojik gelişimleri hangi koşullarda ve nasıl gerçekleştirdiklerine odaklıdır.

Alınan ilk sonuçlar, kolektif yaşamdan bireyselliğe, barınaktan konuta, yabani hayvanların evcilleştirilme sürecine, küçük ölçekten kalabalık grupları besleyebilecek tarım uygulamalarına, pişirme teknikleri, alet yapımı, çevre koşullarında yaşanan değişim ve gelişimlere kadar yaşamın her alanı ile ilgili bilgi sağlamıştır.


Mimarlık tarihi, tıp tarihi, teknoloji tarihinin yanısıra sosyal tarih, antropoloji, toplumbilim alanlarında güncel tartışma konularını oluşturan kamusal alan, eşitlikçi toplumlar, kolektif yaşam, paylaşım gibi pek çok kavramın ve uygulamanın ilklerinin izlendiği Aşıklı’daki çalışmalarımız, ‘daha iyi bir gelecek’ amacıyla tasarlanan yaşam modellerine katkı sağlayacak yorum ve tartışma zemini oluşturur, veri sağlar, düşünce zenginliğine yönlendirir. Bugün benzer amaçlarla dünya üzerinde yaşayan farklı kültürlerin araştırıldığı gibi, bu toplulukların yaşamlarını zaman boyutu içinde, geçmişe doğru araştırır.


İnsanlık tarihine özgü araştırma sorularının yanısıra, ortaya çıkarılanların (bilginin, kalıntıların) geniş kesimlerle paylaşılması, geçmişin herhangi bir ayrımcılığa yer vermeden benimsenmesi ve sahiplenilmesi amacıyla, arazi çalışmalarıyla eş zamanlı yürütülen Çocuk Arkeoloji Atölyesi, El Sanatları Atölyesi, Etnoarkeoloji Araştırmaları gibi yan projelerle yerel halkın çalışmalara doğrudan katılımı hedeflenmektedir. Uzakta olanları ise mümkün olduğu ölçüde internet ve sosyal medya yoluyla bilgilendirmeye, kazı ekibinin ve kazıda bizlerle çalışan yerel halkın düşüncelerini paylaşmaya çalışıyoruz. Arkeolojinin toplumsallaşması adına Aşıklı'da yapılan çalışmaların en az kazıdan elde edilen sonuçlar kadar önemli olduğu düşüncesiyle yeni ve uzun vadeli projeler üzerinde çalışmaya devam etmekteyiz.


    

Höyük girişinde, Deneysel Tarihöncesi Aşıklı Köyü adı altında, kazılarda ortaya çıkarılmış yapıların orijinallerine birebir sadık kalınarak yeniden yapılan canlandırma, 10 bin yıl öncesinin yaşam biçimini yansıtmaya yöneliktir.

Deneysel arkeoloji yoluyla yeniden yapılan binalar, oluşturulan kültürel çevre, arkeologlar için süreci sorgulama, arkeoloji dışı ziyaretçiler için sergileme amacı taşımaktadır.

Açık hava müzesi niteliğindeki replika binalar içinde ölü gömme gelenekleri, bitkiler, taş aletler gibi buluntulardan seçme örnekler sergilenmektedir.

Aşıklı Höyük'te bulunan iki ayrı kafatası tıp tarihi açısından önemlidir. 20-25 yaşındaki genç bir kadının kafatasında "trepanation" adı verilen beyin ameliyatı izi saptanmıştır. Radyoskopik ve makroskopik incelemeden sonra kafatasındaki muntazam deliğin, cerrahi bir operasyon sonucu olduğu tespit edilirken, delik açıldığında kadının hayatta olduğu ve ameliyattan sonra bir hafta kadar daha yaşadığı anlaşılmıştır. Başka bir kafatasında ise çene kemiğinde çok ustaca yapılmış otopsi izleri belirlenmiştir.

Anadolu'nun ilk beyin ameliyatı olarak kabul edilen genç kadına ait kafatası bugün Aksaray Müzesi'nde sergilenmektedir.

Aşıklı'ya Nasıl Gidilir